30 Ocak 2017 Pazartesi

Hammurabi Kanunları Neden Önemlidir?

Hammurabi kanunları,M.Ö.1760 yılı civarında Mezopotamyada ortaya çıkan tarihin en eski yazılı kanunlarından biridir.

Bu dönemde şöyle bir şey var;Hükümdarların emir ve hükümleri ''Tanrı'' buyrukları olarak sayılıyor.Dolayısıyla bu emirlere kaşı çıkmak ''Tanrı'' karşıtı bir tutum sergilemek demek oluyor ve buna göre ceza alınıyor.

1901 yılında bir arkeolog tarafından bugünkü İran sınırları içerisinde iki metrelik silindirik bir taş şeklinde bulunmuştur.Üzerindeki yazılar da tahmin edebileceğiniz gibi çivi yazısıyla yazılmıştır..Toplam 282 maddesi vardır.Fakat 13.madde ''13'' sayısının uğursuzluğu nedeniyle yazılmamıştır.Maddelerin bazılarına şuradan bakabilirsiniz.

Kanun maddelerine şöyle bir göz attığınızda genellikle ''kısas'' usulünün uygulandığını ve yapılan eylemlere karşı ''ödetme'' uygulamasına gidilmiş.Düz mantık baktığımızda her ne kadar maddeler çağ dışı gelse de adamlar M.Ö. toplumsal düzeni sağlamak ve sanırım biraz da kendi varlıklarını gerçekleştirmek için Tanrı'yı da işin içine sokup yetkilerini onamaktadırlar.

Zamanı açısından düşününce gerçekten modern gelecek bu yasalar,günümüzde pek çok hukuk kuralının temeli oluşturulacak niteliktedir.Gerçekten de bir şeyi ilk yapmak her zaman en zoru ve en meşakkatlisidir.

Benim en dikkatimi çeken maddelerden birisi şuydu: ''Birisini suçlayan ispata mecburdur.İspat edemezse ölüm cezasına çarptırılır.'' Günümüzde birçok hukuk sisteminin de kabul ettiği kural olan ''müddei iddiasını ispatla yükümlüdür.'' ilkesinin sert biçimde uygulanışı olarak karşımıza çıkar.Bu da, günümüzdeki masumiyet karinesinin en önemli temelini oluşturur.Cezası ağır olsa da Hammurabi'ye sarılasım geliyor bu maddeyi okurken.

Maddeler arasında sınıfçı ya da cinsiyetçi maddeler yok mu? Tabi ki de var.Fakat ben bu durumun o kanunlar yazılırken holosen çağın orta tunç devrinde yaşayan toplumlar nezdinde bakıldığında diğer toplumlara göre fazlasıyla medeni olduğunu düşünüyorum.Olumsuz yönü olan fazla totaliter bu maddeler,toplumda düzgün uygulandığında günümüze kadar uzanan hukukun macerasının rayına hala oturmamasına rağmen hukukun evrensel gelişimine inanılmaz katkıları olduğu aşikardır.

Bu kanunlarla alakalı kısa ve öz bir şeyler paylaşmak istedim.İçeriği ile alakalı daha ayrıntılı bilgiyi vereceğim sitelerden edinebilirsiniz.Copy-paste yapmanın kimseye faydası yok sonuçta.Bu yazıyı okuduğunuzda kafanızda bu kanun ile alakalı bir şeylerin belirmesi kendi haddime yeterlidir.İyidir,kötüdür,despottur..bu sizin kararınız.Saygılar.

25 Ocak 2017 Çarşamba

Tanrı'nın Varlığının İspatı

Kurt Gödel,Avusturyalı-Amerikan mantıkçı,matematikçi ve matematik felsefecisidir.Kendi ismi ile anılan Gödel'in Eksiklik Teoremi ile tanınır.Daha fazla bilgiyi Gödel'in wikipedia sayfasından edinebilirsiz.

Gödel,1978'de matematiksel olarak Tanrının varlığını ispatladığı bu denklem günümüzde hala araştırma konusudur.

Bununla alakalı Berlin kentinde bulunan Free Üniversitesi'nde görevli Christoph Benzmüller ve Avusturya'nın Viyana kentindeki Teknik Üniversitesi'nde çalışan Bruno Woltzenlogel Paleo ilginç bir deneye imza atarak ''daha üstün bir gücün''varlığını ispatlayan denklemini bilgisayarla kontrol etti.

Gödel'in denklemi;
“1. {P(φ)∧◻∀x[φ(x)→ψ(x)]} →P(ψ)Ax. 2.P(¬φ)↔¬P(φ)Th. 1.P(φ)→◊∃x[φ(x)]Df. 1.G(x)⟺∀φ[P(φ)→φ(x)]Ax. 3.P(G)Th. 2.◊∃xG(x)Df. 2.φ ess x⟺φ(x)∧∀ψ{ψ(x)→◻∀y[φ(y)→ψ(y)]}Ax. 4.P(φ)→◻P(φ)Th. 3.G(x)→G ess xDf. 3.E(x)⟺∀φ[φ ess x→◻∃yφ(y)]Ax. 5.P(E)Th. 4.◻∃xG(x)”

Gödel'in bu mantıksal denklemi bilgisayarla saniyeler içerisinde kontrol edildi.Bilim insanları denklemin doğru olduğunu ve daha üstün bir gücün varlığının kanıtlandığı öne sürüldü.

İki bilim insanı burada deneyden ziyade bilgisayarların gücünü göstermek istediklerini söylediler.

Habere konu olan tezi buradan ulaşabilirsiniz.

Kaynak:euronews,wikipedia

24 Ocak 2017 Salı

About The Best Lawyers Lists/Best Lawyers Listeleri Hakkında


ABOUT THE BEST LAWYERS LISTS

For more than three decades, Best Lawyers lists have been compiled by conducting exhaustive peer-review surveys in which tens of thousands of leading lawyers confidentially evaluate their proffesional peers. If the votes for an attorney are positive enough for inclusion in Best Lawyers, that attorney must maintain those votes in subsequent polls to remain on the list for each edition. Lawyers are not permitted to pay any fee to participate in or be included on their lists.

Best Lawyers' peer-reviewed listings are now published in almost 70 countries around the world, and their presence has grown substantially in the international legal community. In the U.S alone, Best Lawyers lists reach more than 17 million readers through newspaper and regional magazines.The 23th edition of The Best Lawyers in U.S(2017) includes 54,889 attorneys in 145 practise areas, covering all 50 states and the District of Columbia, and inclusion in this year's publication is based on more than 7.3 million detailed evaluations of lawyers by other lawyers.

METHODOLOGY

1. Nomination: Lawyers can be nominated by anyone but themselves.
2. Peer-reviewed: Current listed lawyers provide feedback on the nominee's work.
3. Analysis on feedback: Results are calculated and feedback is reviewed.
4. Egibility Check: Nominees are confirmed to be in good standing with their local bar association.
5. Results Released: Firms are informed of results and the list is published.

You can reach the contents of the magazine from the link below.
Link 1
Link 2

BEST LAWYERS LİSTELERİ HAKKINDA

30 yılı aşkın süredir, Best Lawyers (En İyi Avukatlar) listeleri, on binlerce avukatın profesyonel meslektaşlarını gizli olarak değerlendirdikleri kapsamlı bir hakem incelemesiyle düzenlenmektedir. Eğer bir avukat Best Lawyers'a dahil olmak için yeterli ise bu avukat listede kalabilmek için sonraki anketlerde de oylarını devam ettirmelidir. Avukatların listede yer almaları için ya da katılımcı olmaları için herhangi bir ücret ödemelerine kesinlikle izin verilmez.

Best Lawyer'ın hakem tarafından gözden geçirilmiş listeleri, artık neredeyse dünyadaki 70 ülkede yayınlanmaktadır ve varlıkları uluslararası hukuk camiasında önemli ölçüde gelişmiştir. Sadece ABD'de bile Best Lawyers listeleri gazete ve yerel dergilerde 17 milyondan fazla okuyucuya ulaşmaktadır. Amerika'nın En İyi Avukatları'nın ( The Best Lawyers in U.S 2017 ) 23. baskısı 50 eyalette ve Columbia bölgesinde olmak üzere toplam 145 uygulama alanında 54.889 avukat içerir ve bu yılki yayında avukatların diğer avukatları değerlendirmesi 7.3 milyondan daha fazla detaya dayandırılmıştır.

YÖNTEM

1. Aday Gösterme: Avukatlar kendisi hariç herkes tarafından aday gösterilebilir.
2. Hakem: Son listelenmiş avukatların çalışmalarını bildirirler.
3. Geri Bildirimlerin Değerlendirilmesi: Sonuçlar hesaplanır ve geri bildirim gözden geçirilir.
4. Uygunluk Kontrolü: Adayların yerel baro birlikleri tarafından iyi durumda oldukları onaylanır.
5. Sonuçların Bildirilmesi: Firmalar sonuçlardan haberdar edilir ve liste yayımlanır.

Aşağıdaki linkten derginin içeriğine ulaşabilirsiniz.
Link 1
Link 2

23 Ocak 2017 Pazartesi

Uçurtma Avcısı


Ünlü Afgan yazarın efsane haline gelmiş, Sovyetler Birliği'nin Afganistan'ı işgal ettiği dönemi etkileyici bir biçimde anlattığı romandır. Hatta The New York Times Bestseller de birinci bile olmuş.
Emir ve Hasan isimli iki çocuk arasındaki arkadaşlık ilişkisi ve sonrasındaki yaşananlar... Hasan, Emir'in evindeki yardımcının oğludur. Bu ikili iyi arkadaşlar ama Hasan biraz daha fedakar taraf diyebilirim. Bu arada uçurtma avcısı ismi şuradan geliyor. Hasan bölgedeki en iyi uçurtma yapan yetenekli bir çocuk. Kitap güzel güzel ilerlerken, gözünüzün önüne acıklı ve her şeyin başlangıcı bir sahne geliyor. Hasan bazı çocuklar tarafından istismara uğruyor ve Emir buna müdahale etmek yerine izlemekle yetiniyor. Hasan bu durumu kimseye söyleyemiyor tabi hayatı boyunca da unutamıyor. Emir'in ise vicdanı rahatsız ama artık çok geç. O kadar rahatsız ki hatta onu görmeye bile tahammülü yok. Bu yüzden çakma bir hırsızlık senaryosuyla Hasan'ı ve babasını evden ayrılmasına neden oluyor. 

Bu arada ülke daha kötüye doğru gitmeye başlıyor. Emir ve ailesi iflas ediyor ve Amerika'ya taşınıyorlar. Emir her zaman en baştaki olayın etkisinde ve vicdan azabı hiç peşini bırakmıyor. Hatta yanlış hatırlamıyorsam ona uzaktan iş bulması için gizli bir şeklide yardım bile ediyor. Bu arada bir çok olay oluyor, karşılaşmalar, tesadüfler derken Emir'e Hasan'ın durumunun kötüye gittiği, ona yardım etmesi gerektiği haberi geliyor. Emir kendini affettirmek adına bir fırsat buluyor aslında. Ama Afganistan'a döndüğünde Hasan'ın ölmüş olduğunu öğreniyor. Buralar acayip acıklıydı. Okurken hakikaten hissediyorsunuz. Hasan'ın bir oğlunun olduğunu öğrenen Emir, bu sefer başı dertte olan çocuğu kurtarıyor ve vicdanını bir nebze olsun rahatlatma fırsatı buluyor. Çocuğu da kendi yanına alıyor... 

Yazarın dili çok açık, anlaşılır. Acayip akıcı bir kitap. Okurken her şey gözünüzün önüne geliyor. Betimlemeler siz o döneme götürüyor. Bir savaş anını orada yaşanan aksiyonların hissini direk alabiliyorsunuz. İkinci kez okunur mu bilmem çünkü sonunu bilmeden, merak ederek okuyorsunuz akıcılığı ve büyüsü burada bana göre. Bu kitabı okuduktan sonra biraz daha araştırdım. Hasan'ın aslında yazarın kendisi olduğuyla ilgili bir görüş var. Okurken de bu hisse kapılmıştım doğrusu...

Aynı yazarın Bin Muhteşem Güneş adlı kitabı hakkında da ilerleyen zamanlarda yazmak istiyorum.

19 Ocak 2017 Perşembe

Muhammed Ali'nin En Büyük Dövüşü

Muhammed Ali'nin vicdani ret davasını konu alan bir belgesel yapımıdır. Dünyaca ünlü bir boksör olan Muhammed Ali, bir Amerikan ve siyahi olmasına rağmen ve ayrıca o sırada dünya boks şampiyonu iken büyük bir cesaret gösterip İslamiyeti seçtiğini ilan etmiştir.Daha sonra Vietnam savaşına çağrıldığında İslam dini gereği Kur'an-ı Kerim "Bana savaşmamayı emretti. Sadece Allah emrettiği zaman savaşırım. ''Vietnamdaki insanların bana bir zararı dokunmadı savaşmak istemiyorum" diyerek savaşa gitmeyi reddetmiştir. Bu olay dünya gündemine bomba gibi düşmüştür. Amerikan hukukunda vicdani ret için aranan 3 koşuldan 2 si sağladığı ancak 3. koşul olan "Dini gereği tüm savaşları reddetmek" ibaresinin muallakta kaldığı ileri sürülerek Muhammed Ali'nin vicdani ret istemi reddedilmiştir ve hakkında dava açılıp hapis ve para cezası verilmiş ve şampiyon ünvanı da elinden alınmıştır.

Buna rağmen Muhammed Ali yılmadan davasının arkasında durmuş ve defalarca temyiz etmiş ve en sonunda Anayasa mahkemesi kararı bozmuş ve Muhammed Ali beraat etmiştir. Bu kararda etkili olan üye hakimlerden birinin katibinin vicdanının sesini dinleyerek araştırma yapması üzerine hakimi etkilemesi ve o hakiminde diğer üye hakimleri etkileyerek kararın bozulmasına ve adaletin yerini bulmasına olanak sağlanmıştır. Bu belgeselde insan haklarının ne kadar derinine incelendiğini sadece bu konunun değil başka davaların da nasıl incelenip tartışıldığını göreceksiniz. Herkesin en az bir kere izlemesi gereken bir belgesel olup,insan hakları konusunda önemli dersler verilen bir yapımdır.

Tarih Muhammed Ali gibi nice başarılar ve başarısızlıklarla doludur. Çok fazla ders alabileceğimiz bu belgesel bunlardan sadece birisidir. Elimizde böyle büyük bir imkan varken izlememek olmaz. İnsanlık tarihi için çok önemli bir yere sahip olan bu olayı herkesin okuması izlemesi ve öğrenmesi gerekir. Eğer izlerseniz film hakkında ki yorumlarınızı bilmek isterim çünkü herkesin farklı bir ders çıkarabildiği geniş bir davadır. İzlemeniz dileğiyle...

17 Ocak 2017 Salı

YLSY Mülakat Tecrübesi

ylsy ile ilgili görsel sonucu
Merhabalar arkadaşlar,
YLSY' nin ne olduğu hakkında bir bilgi girmeyeceğim. Çünkü mülakata kadar gelmiş birisi neyin ne olduğunu az çok biliyordur zaten diye düşünüyorum. Bu programa başvuran ya da başvuracak olanlar için mülakat tecrübelerimi paylaşmak istedim. Umuyorum faydalı olur.

Ben mimarlık bölümünden mülakata katıldım. Üç kişilik komisyonlardan benim için belirlenmiş olana girdim. Öncesinde bekleme odasına aldılar. Heyecanımı azaltmak için oradaki görevliyle biraz muhabbet etmeye çalıştım. Ortama alışmış oldum böylelikle. Geç kalmış yetişememiş olmuş olmayı hoş karşılıyorlar eğer böyle bir durum yaşarsanız farklı sırada girebilirsiniz.

Sıram geldi ve komisyon üyelerinin karşısındaydım.Güler yüzlü karşıladılar ve biraz kendimden bahsetmemi, böylece heyecanımın yatışacağını söylediler. Sonrasında direk soruya girdiler. Okul mimarisinin bana göre nasıl olması gerektiği hakkında düşüncelerimi sordular. Genel hatlarıyla açıkladıktan sonra detaylarıyla ilgili teknik sorular geldi. Bu aşama cevaplarıma göre karşılıklı konuşma şeklinde geçti. Sonra alanımla ilgili neleri eksik gördüğümü sordular. Toplam 15-20 dakika kadar sürdü sanıyorum. Korkacak ve çekinecek hiçbir şey yok. Rahat olmak en güzeli zaten ben heyecandan planladığım cevapları veremedim. Öncesinde girilen stres ve kafadaki senaryo jüri karşısında tamamen siliniyor. Alanınıza hakim ve gerçekten istekliyseniz üstesinden gelirsiniz.

Giderken ne giymeliyim konusuna gelecek olursam, erkekler genelde takım elbise kızlar da kumaş pantolon, gömlek, kazak üçlemesi yani klasik memur kıyafetleri diyebiliriz. Resmi giyinmeniz bence de daha uygun olur, bu sizin işi ne kadar ciddiye aldığınızı gösterir. Umuyorum yazdıklarım faydalı olmuştur. Herkese başarılar dilerim ve umarım hayallerimiz ve hedeflerimiz gerçekleşir.

Blogta yazımı paylaşan Çağrı'ya teşekkür ederim. :)

16 Ocak 2017 Pazartesi

Harry Potter Hayranından Yeni Kitaba Atar

Harry Potter ve Lanetli Çocuk Rowling'in tiyatro derlemesi olarak yazdığı serinin devam kitabıdır. Ancak keşke yazmasaydı da hikaye eski muhteşemliğiyle akıllarımızda kalsaydı... Sıkı bir Harry Potter hayranı olarak lanetli çocuk beni hayal kırıklığına uğrattı. Kitaplardaki olayların o ince ince düşünülmüş kusursuz anlatımı, birbirleriyle bağlantıları,kurguları malesef ki Rowling'in bu kitabında yoktu. Alışmış olduğumuz derinine betimlemeler karakterleri hafızamızda hemen canlandırmada çok iyiydi ama bu son kitapta karakterler bir türlü tam oturmuyor kafanızda canlanmıyor. Olayların hızlı ilerlemesine alışığız da bu kadar sıradan ve kurgusuz olmasına alışık değiliz. Yani Rowling bu son seriyi yazarak Harry Potter hayranlarını çok üzdü. Bir de kitap tiyatro uyarlaması olduğu için izleme şansımız da olmayacak bu da bizleri yıkan sebeplerden biri. Kitapta Harry Potter ve oğlu ön plandaydı olaylar Albus Severus'un üzerinden anlatılıyırdu ama açıkçası o muhteşem Harry Potter dünyası bi ergenin özgüven sorunu için mahvedilmemeliydi. Daha orjinal daha yaratıcı hikaye yazılabilirdi. Hem daha sonra Dambeldore konuşmaları neydi öyle ? Tam bi saçmalık ! "Seni seviyorum Harry" bu mudur yani o dev Dambeldore'un düşeceği hal. Keşke o eski ihtişamına yakışır bir devam kitabı olsaydı. Malesef Rowling o eski tadı veremedi ve okuyuculardan geçer not alamadı. Kitap elbette sahne aldı ve almaya da devam edecektir ama biz bundan nasibimizi alamayacağız. Kitapla ilgili çok fazla spolier vermeden son diyeceğim eğer bir Harry Potter hayranıysanız kitabı çok büyük bir beklentiyle okumamanız sonunda hayal kırıklığı yaşarsınız. Ve okuyacaksanız da cidden boş bir zamanınızda okuyun ki zamanınıza yazık olmasın.. yine de teşekkürler Rowling :)

14 Ocak 2017 Cumartesi

''Evlatlıktan Red'' var mıdır?

miras ile ilgili görsel sonucuİnsan,oğlunu veya kızını evlatlıktan reddedebilir mi? ''Eğer o kızla evlenirsen seni evlatlıktan reddederim!!!'',''Evlendikten sonra elden ayaktan düşünce bana bakmassan seni evlatlıktan reddederim!''vb cümleleri eminim hayatınızın bir döneminde duydunuz ya da şahit oldunuz.Veya lisede haylazlıktan yerinizde durmazken ya da sigara içmenizden korkulmasıyla ebeveynlerin en büyük kozu haline geldi bu cümleler.Hala bu durumda olan ergen kardeşim sen yine sigara içme çok zararlı ama evlatlıktan reddetmek mümkün değildir.

Aynı şekilde yine ders çalışmayan biri olup genellikle babanızın ''Sen şimdi oyna bakalım o bilgisayarla,benim mallara güveniyorsan bırakırım valla tüm malvarlığımı LÖSEV'e seninle mi uğraşıcam ben it oğlu it!!'' derse de korkmanıza gerek yok.En azından bir malların bir kısmı için.Ayrıca aileyi mal varlığı üzerinden anlatmak çok hoşuma gitmese de türlü türlü insan var hangi birinin örneğini vereyim ben de şaşırdım.En masumu bunlar geldi.Sadede geleyim kısacası anne,baba(öz ise) mirasın tamamını vasiyetname ile sizden başka bir evlada bırakılması ya da ölmeden bağışlaması da(saklı pay açısından) mümkün değildir.

Fakat hukukumuzda mirastan çıkarma mümkündür.(ıskat).Bu da TMK m510-m513 te belirtilmiştir.Yani bunlardan birinin varlığı halinde mirastan çıkarma mümkün olacaktır.Ve çıkarılan kişinin miras hakkı kalmayacaktır.

(TMK)Madde 510- Aşağıdaki durumlarda mirasbırakan, ölüme bağlı bir tasarrufla saklı paylı mirasçısını mirasçılıktan çıkarabilir:
1. Mirasçı, mirasbırakana veya mirasbırakanın yakınlarından birine karşı ağır bir suç işlemişse,
2. Mirasçı, mirasbırakana veya mirasbırakanın ailesi üyelerine karşı aile hukukundan doğan yükümlülüklerini önemli ölçüde yerine getirmemişse

Bu maddede belirtilen 1.şık anlaşılabilir.Fakat 2.şık biraz açıklamaya muhtaç gibi;
Öncelikle bu bentte bahsedilen(2) ihlallerden biri TMK m364'deki nafaka borcunu yerine getirmemedir.Daha genel bir hüküm olarak TMK m322 mevcuttur.

Bunun dışında anne,baba ve çocukların,ailenin çıkarlarının gerektirdiği çlçüde karşılıklı olarak yardım ve saygı gösterilmelerini öngören bu hükme aykırı davranmaları da mirastan çıkarılma sebeplerindendir(BGE 76 2 265; 106 2 304)

Aynı şekilde karı koca arasındaki sadakat borcunun(TMK m185/2-3) ihlali de mirastan ıskat sebebini doğrabilir.Fakat her görevin ihlali değil ''ağır''bir ihlal mevcut olması gerekir.

(Bu konuda 2.HD 9.1.1948 tarih ve 4478/151 sayılı kararında(Tepeci,435),ağır hasta ve  bakıma muhtaç olan babasına bakmayan,zevk ve eğlence içinde kendi hayatına devam eden çocuğun(TMK m510 b2) mirasçılıktan çıkarılabileceğini kabul etmiştir.

Buna karşılık ,Yüksek Mahkeme,bakıma ihtiyacı olmayan bir kimsenin,sırf bayramlarda ve hastalığında kendisini ziyaret etmemesi sebebiyle,aile görevini önemli ölçüde ihlal ettiği gerekçesine dayanarak çocuğun mirasçılıktan çıkartılamayacağı sonucuna varmıştır(2.HD 15.1.1968,5592/180(Yazıcı/Atasoy,891))

.BGE 106 2 304 vd'na göre,zina mirasçılıktan çıkarma sebebidir.

Aile şerefinin ihlali Yargıtay tarafından mirasçılıktan çıkarma sebebi olarak görülmektedir(HGK 19.6.1987(İKİD 1987,269)))

Bunların dışında ayrıca TMK m513

Sonuç olarak belirtmek gerekirse evlatlıktan red mümkün değil,mirastan çıkarma da o kadar kolay değildir.

Foto
Diğer kaynaklar:TMK,Yargıtay içtihatları,Türk Özel Hukuku Cilt4 Miras Hukuku(Prof.Dr.Mustafa Dural,Prof.Dr.Turgut Öz)