10 Şubat 2017 Cuma

Magna Carta Libertatum(Büyük Özgürlük Fermanı)

1215 yılında imzalanmış bir İngiliz belgesidir.Bu belgenin aslı şudur:''Bu belge ile kral ilk defa yetkilerini sınırlamış ve halka bazı hak ve özgürlükler tanınmıştır.''
Bu özet üzerinden şunu söyleyebilirim.İngilizler şu anki neredeyse mükemmel olan hukuk sistemlerini tarihlerine ve uygulamada bu gelişim sürecine aykırı davranmamaya borçludurlar.Şimdi burada İngiliz hukuk sistemini övmek istemiyorum çünkü hem kıskanıyorum hem de sinirleniyorum.Umarım ülkemizde de hukuka saygı azalmak yerine artar,uygulamalar düzene girer.

Gelelim Magna Carta neden imzalandı?

O yıllarda krallar ile baronlar arasında çekişme mevcuttu.Kral John ile bu çekişme gittikçe derinleşmiş ve kontrol edilemez hale gelmişti.Kral John derebeylerine karşı bütün güçlerini kullanmaya başlayınca Fransa'ya karşı yapılan savaşın kaybedilmesi ile baronlar bu durumu fırsat bilerek imtiyazlarını,topraklarını ve yetkilerini tekrar elde etmek için adımlar atmaya başladılar ve toplanarak Kral John'a karşı isteklerini belirttiler ve aksi halde kendisine karşı birleşeceklerini söylediler.

Kral bu isteklerinin ileri tarihlerde olacağını belirterek baronları oyaladı ve isteklerini yerine getirmedi.Bunun üzerine baronlar ayaklandılar ve Kral John anlaşma yapmaya mecbur kaldı.1215 haziran ayında imzalanan Magna Carta kral hakimiyeti kısıtlanarak mutlak hakimiyet anlayışı son bulmuş oldu.Burada halka bazı hak ve özgürlükler verildiği belirtilse de aslında toplum bazında bir değişmenin ve düzenlemenin olduğu açıktır.Fakat yine de kralın sonsuz olan yetkileri din adamları ve halk adına sınırlanmış oldu ve İngiliz Anglo-Sakson hukukunun gelişimdeki önemli olaylardan birisidir.

Magna Carta yazdığınızda karşınıza çıkan en önemli madde 39.maddedir.Çünkü bu madde şu anda var olan en önemli hukuk kuralları ve ilkelerini içermektedir(masumiyet karinesi,mülkiyet hakkının korunması,adil yargılanma).Kısacası yaklaşık 800 yıl önce bu denli hukukun gerçekleştirilmesi için adımlar atılması gerçekten mükemmel bir sistemin yapı taşının ne kadar sağlam olduğunu bize göstermektedir.

Magna Carta'nın bazı maddelerine şuradan ulaşabilirsiniz.

30 Ocak 2017 Pazartesi

Hammurabi Kanunları Neden Önemlidir?

Hammurabi kanunları,M.Ö.1760 yılı civarında Mezopotamyada ortaya çıkan tarihin en eski yazılı kanunlarından biridir.

Bu dönemde şöyle bir şey var;Hükümdarların emir ve hükümleri ''Tanrı'' buyrukları olarak sayılıyor.Dolayısıyla bu emirlere kaşı çıkmak ''Tanrı'' karşıtı bir tutum sergilemek demek oluyor ve buna göre ceza alınıyor.

1901 yılında bir arkeolog tarafından bugünkü İran sınırları içerisinde iki metrelik silindirik bir taş şeklinde bulunmuştur.Üzerindeki yazılar da tahmin edebileceğiniz gibi çivi yazısıyla yazılmıştır..Toplam 282 maddesi vardır.Fakat 13.madde ''13'' sayısının uğursuzluğu nedeniyle yazılmamıştır.Maddelerin bazılarına şuradan bakabilirsiniz.

Kanun maddelerine şöyle bir göz attığınızda genellikle ''kısas'' usulünün uygulandığını ve yapılan eylemlere karşı ''ödetme'' uygulamasına gidilmiş.Düz mantık baktığımızda her ne kadar maddeler çağ dışı gelse de adamlar M.Ö. toplumsal düzeni sağlamak ve sanırım biraz da kendi varlıklarını gerçekleştirmek için Tanrı'yı da işin içine sokup yetkilerini onamaktadırlar.

Zamanı açısından düşününce gerçekten modern gelecek bu yasalar,günümüzde pek çok hukuk kuralının temeli oluşturulacak niteliktedir.Gerçekten de bir şeyi ilk yapmak her zaman en zoru ve en meşakkatlisidir.

Benim en dikkatimi çeken maddelerden birisi şuydu: ''Birisini suçlayan ispata mecburdur.İspat edemezse ölüm cezasına çarptırılır.'' Günümüzde birçok hukuk sisteminin de kabul ettiği kural olan ''müddei iddiasını ispatla yükümlüdür.'' ilkesinin sert biçimde uygulanışı olarak karşımıza çıkar.Bu da, günümüzdeki masumiyet karinesinin en önemli temelini oluşturur.Cezası ağır olsa da Hammurabi'ye sarılasım geliyor bu maddeyi okurken.

Maddeler arasında sınıfçı ya da cinsiyetçi maddeler yok mu? Tabi ki de var.Fakat ben bu durumun o kanunlar yazılırken holosen çağın orta tunç devrinde yaşayan toplumlar nezdinde bakıldığında diğer toplumlara göre fazlasıyla medeni olduğunu düşünüyorum.Olumsuz yönü olan fazla totaliter bu maddeler,toplumda düzgün uygulandığında günümüze kadar uzanan hukukun macerasının rayına hala oturmamasına rağmen hukukun evrensel gelişimine inanılmaz katkıları olduğu aşikardır.

Bu kanunlarla alakalı kısa ve öz bir şeyler paylaşmak istedim.İçeriği ile alakalı daha ayrıntılı bilgiyi vereceğim sitelerden edinebilirsiniz.Copy-paste yapmanın kimseye faydası yok sonuçta.Bu yazıyı okuduğunuzda kafanızda bu kanun ile alakalı bir şeylerin belirmesi kendi haddime yeterlidir.İyidir,kötüdür,despottur..bu sizin kararınız.Saygılar.

25 Ocak 2017 Çarşamba

Tanrı'nın Varlığının İspatı

Kurt Gödel,Avusturyalı-Amerikan mantıkçı,matematikçi ve matematik felsefecisidir.Kendi ismi ile anılan Gödel'in Eksiklik Teoremi ile tanınır.Daha fazla bilgiyi Gödel'in wikipedia sayfasından edinebilirsiz.

Gödel,1978'de matematiksel olarak Tanrının varlığını ispatladığı bu denklem günümüzde hala araştırma konusudur.

Bununla alakalı Berlin kentinde bulunan Free Üniversitesi'nde görevli Christoph Benzmüller ve Avusturya'nın Viyana kentindeki Teknik Üniversitesi'nde çalışan Bruno Woltzenlogel Paleo ilginç bir deneye imza atarak ''daha üstün bir gücün''varlığını ispatlayan denklemini bilgisayarla kontrol etti.

Gödel'in denklemi;
“1. {P(φ)∧◻∀x[φ(x)→ψ(x)]} →P(ψ)Ax. 2.P(¬φ)↔¬P(φ)Th. 1.P(φ)→◊∃x[φ(x)]Df. 1.G(x)⟺∀φ[P(φ)→φ(x)]Ax. 3.P(G)Th. 2.◊∃xG(x)Df. 2.φ ess x⟺φ(x)∧∀ψ{ψ(x)→◻∀y[φ(y)→ψ(y)]}Ax. 4.P(φ)→◻P(φ)Th. 3.G(x)→G ess xDf. 3.E(x)⟺∀φ[φ ess x→◻∃yφ(y)]Ax. 5.P(E)Th. 4.◻∃xG(x)”

Gödel'in bu mantıksal denklemi bilgisayarla saniyeler içerisinde kontrol edildi.Bilim insanları denklemin doğru olduğunu ve daha üstün bir gücün varlığının kanıtlandığı öne sürüldü.

İki bilim insanı burada deneyden ziyade bilgisayarların gücünü göstermek istediklerini söylediler.

Habere konu olan tezi buradan ulaşabilirsiniz.

Kaynak:euronews,wikipedia

24 Ocak 2017 Salı

About The Best Lawyers Lists/Best Lawyers Listeleri Hakkında


ABOUT THE BEST LAWYERS LISTS

For more than three decades, Best Lawyers lists have been compiled by conducting exhaustive peer-review surveys in which tens of thousands of leading lawyers confidentially evaluate their proffesional peers. If the votes for an attorney are positive enough for inclusion in Best Lawyers, that attorney must maintain those votes in subsequent polls to remain on the list for each edition. Lawyers are not permitted to pay any fee to participate in or be included on their lists.

Best Lawyers' peer-reviewed listings are now published in almost 70 countries around the world, and their presence has grown substantially in the international legal community. In the U.S alone, Best Lawyers lists reach more than 17 million readers through newspaper and regional magazines.The 23th edition of The Best Lawyers in U.S(2017) includes 54,889 attorneys in 145 practise areas, covering all 50 states and the District of Columbia, and inclusion in this year's publication is based on more than 7.3 million detailed evaluations of lawyers by other lawyers.

METHODOLOGY

1. Nomination: Lawyers can be nominated by anyone but themselves.
2. Peer-reviewed: Current listed lawyers provide feedback on the nominee's work.
3. Analysis on feedback: Results are calculated and feedback is reviewed.
4. Egibility Check: Nominees are confirmed to be in good standing with their local bar association.
5. Results Released: Firms are informed of results and the list is published.

You can reach the contents of the magazine from the link below.
Link 1
Link 2

BEST LAWYERS LİSTELERİ HAKKINDA

30 yılı aşkın süredir, Best Lawyers (En İyi Avukatlar) listeleri, on binlerce avukatın profesyonel meslektaşlarını gizli olarak değerlendirdikleri kapsamlı bir hakem incelemesiyle düzenlenmektedir. Eğer bir avukat Best Lawyers'a dahil olmak için yeterli ise bu avukat listede kalabilmek için sonraki anketlerde de oylarını devam ettirmelidir. Avukatların listede yer almaları için ya da katılımcı olmaları için herhangi bir ücret ödemelerine kesinlikle izin verilmez.

Best Lawyer'ın hakem tarafından gözden geçirilmiş listeleri, artık neredeyse dünyadaki 70 ülkede yayınlanmaktadır ve varlıkları uluslararası hukuk camiasında önemli ölçüde gelişmiştir. Sadece ABD'de bile Best Lawyers listeleri gazete ve yerel dergilerde 17 milyondan fazla okuyucuya ulaşmaktadır. Amerika'nın En İyi Avukatları'nın ( The Best Lawyers in U.S 2017 ) 23. baskısı 50 eyalette ve Columbia bölgesinde olmak üzere toplam 145 uygulama alanında 54.889 avukat içerir ve bu yılki yayında avukatların diğer avukatları değerlendirmesi 7.3 milyondan daha fazla detaya dayandırılmıştır.

YÖNTEM

1. Aday Gösterme: Avukatlar kendisi hariç herkes tarafından aday gösterilebilir.
2. Hakem: Son listelenmiş avukatların çalışmalarını bildirirler.
3. Geri Bildirimlerin Değerlendirilmesi: Sonuçlar hesaplanır ve geri bildirim gözden geçirilir.
4. Uygunluk Kontrolü: Adayların yerel baro birlikleri tarafından iyi durumda oldukları onaylanır.
5. Sonuçların Bildirilmesi: Firmalar sonuçlardan haberdar edilir ve liste yayımlanır.

Aşağıdaki linkten derginin içeriğine ulaşabilirsiniz.
Link 1
Link 2

23 Ocak 2017 Pazartesi

Uçurtma Avcısı


Ünlü Afgan yazarın efsane haline gelmiş, Sovyetler Birliği'nin Afganistan'ı işgal ettiği dönemi etkileyici bir biçimde anlattığı romandır. Hatta The New York Times Bestseller de birinci bile olmuş.
Emir ve Hasan isimli iki çocuk arasındaki arkadaşlık ilişkisi ve sonrasındaki yaşananlar... Hasan, Emir'in evindeki yardımcının oğludur. Bu ikili iyi arkadaşlar ama Hasan biraz daha fedakar taraf diyebilirim. Bu arada uçurtma avcısı ismi şuradan geliyor. Hasan bölgedeki en iyi uçurtma yapan yetenekli bir çocuk. Kitap güzel güzel ilerlerken, gözünüzün önüne acıklı ve her şeyin başlangıcı bir sahne geliyor. Hasan bazı çocuklar tarafından istismara uğruyor ve Emir buna müdahale etmek yerine izlemekle yetiniyor. Hasan bu durumu kimseye söyleyemiyor tabi hayatı boyunca da unutamıyor. Emir'in ise vicdanı rahatsız ama artık çok geç. O kadar rahatsız ki hatta onu görmeye bile tahammülü yok. Bu yüzden çakma bir hırsızlık senaryosuyla Hasan'ı ve babasını evden ayrılmasına neden oluyor. 

Bu arada ülke daha kötüye doğru gitmeye başlıyor. Emir ve ailesi iflas ediyor ve Amerika'ya taşınıyorlar. Emir her zaman en baştaki olayın etkisinde ve vicdan azabı hiç peşini bırakmıyor. Hatta yanlış hatırlamıyorsam ona uzaktan iş bulması için gizli bir şeklide yardım bile ediyor. Bu arada bir çok olay oluyor, karşılaşmalar, tesadüfler derken Emir'e Hasan'ın durumunun kötüye gittiği, ona yardım etmesi gerektiği haberi geliyor. Emir kendini affettirmek adına bir fırsat buluyor aslında. Ama Afganistan'a döndüğünde Hasan'ın ölmüş olduğunu öğreniyor. Buralar acayip acıklıydı. Okurken hakikaten hissediyorsunuz. Hasan'ın bir oğlunun olduğunu öğrenen Emir, bu sefer başı dertte olan çocuğu kurtarıyor ve vicdanını bir nebze olsun rahatlatma fırsatı buluyor. Çocuğu da kendi yanına alıyor... 

Yazarın dili çok açık, anlaşılır. Acayip akıcı bir kitap. Okurken her şey gözünüzün önüne geliyor. Betimlemeler siz o döneme götürüyor. Bir savaş anını orada yaşanan aksiyonların hissini direk alabiliyorsunuz. İkinci kez okunur mu bilmem çünkü sonunu bilmeden, merak ederek okuyorsunuz akıcılığı ve büyüsü burada bana göre. Bu kitabı okuduktan sonra biraz daha araştırdım. Hasan'ın aslında yazarın kendisi olduğuyla ilgili bir görüş var. Okurken de bu hisse kapılmıştım doğrusu...

Aynı yazarın Bin Muhteşem Güneş adlı kitabı hakkında da ilerleyen zamanlarda yazmak istiyorum.

19 Ocak 2017 Perşembe

Muhammed Ali'nin En Büyük Dövüşü

Muhammed Ali'nin vicdani ret davasını konu alan bir belgesel yapımıdır. Dünyaca ünlü bir boksör olan Muhammed Ali, bir Amerikan ve siyahi olmasına rağmen ve ayrıca o sırada dünya boks şampiyonu iken büyük bir cesaret gösterip İslamiyeti seçtiğini ilan etmiştir.Daha sonra Vietnam savaşına çağrıldığında İslam dini gereği Kur'an-ı Kerim "Bana savaşmamayı emretti. Sadece Allah emrettiği zaman savaşırım. ''Vietnamdaki insanların bana bir zararı dokunmadı savaşmak istemiyorum" diyerek savaşa gitmeyi reddetmiştir. Bu olay dünya gündemine bomba gibi düşmüştür. Amerikan hukukunda vicdani ret için aranan 3 koşuldan 2 si sağladığı ancak 3. koşul olan "Dini gereği tüm savaşları reddetmek" ibaresinin muallakta kaldığı ileri sürülerek Muhammed Ali'nin vicdani ret istemi reddedilmiştir ve hakkında dava açılıp hapis ve para cezası verilmiş ve şampiyon ünvanı da elinden alınmıştır.

Buna rağmen Muhammed Ali yılmadan davasının arkasında durmuş ve defalarca temyiz etmiş ve en sonunda Anayasa mahkemesi kararı bozmuş ve Muhammed Ali beraat etmiştir. Bu kararda etkili olan üye hakimlerden birinin katibinin vicdanının sesini dinleyerek araştırma yapması üzerine hakimi etkilemesi ve o hakiminde diğer üye hakimleri etkileyerek kararın bozulmasına ve adaletin yerini bulmasına olanak sağlanmıştır. Bu belgeselde insan haklarının ne kadar derinine incelendiğini sadece bu konunun değil başka davaların da nasıl incelenip tartışıldığını göreceksiniz. Herkesin en az bir kere izlemesi gereken bir belgesel olup,insan hakları konusunda önemli dersler verilen bir yapımdır.

Tarih Muhammed Ali gibi nice başarılar ve başarısızlıklarla doludur. Çok fazla ders alabileceğimiz bu belgesel bunlardan sadece birisidir. Elimizde böyle büyük bir imkan varken izlememek olmaz. İnsanlık tarihi için çok önemli bir yere sahip olan bu olayı herkesin okuması izlemesi ve öğrenmesi gerekir. Eğer izlerseniz film hakkında ki yorumlarınızı bilmek isterim çünkü herkesin farklı bir ders çıkarabildiği geniş bir davadır. İzlemeniz dileğiyle...

17 Ocak 2017 Salı

YLSY Mülakat Tecrübesi

ylsy ile ilgili görsel sonucu
Merhabalar arkadaşlar,
YLSY' nin ne olduğu hakkında bir bilgi girmeyeceğim. Çünkü mülakata kadar gelmiş birisi neyin ne olduğunu az çok biliyordur zaten diye düşünüyorum. Bu programa başvuran ya da başvuracak olanlar için mülakat tecrübelerimi paylaşmak istedim. Umuyorum faydalı olur.

Ben mimarlık bölümünden mülakata katıldım. Üç kişilik komisyonlardan benim için belirlenmiş olana girdim. Öncesinde bekleme odasına aldılar. Heyecanımı azaltmak için oradaki görevliyle biraz muhabbet etmeye çalıştım. Ortama alışmış oldum böylelikle. Geç kalmış yetişememiş olmuş olmayı hoş karşılıyorlar eğer böyle bir durum yaşarsanız farklı sırada girebilirsiniz.

Sıram geldi ve komisyon üyelerinin karşısındaydım.Güler yüzlü karşıladılar ve biraz kendimden bahsetmemi, böylece heyecanımın yatışacağını söylediler. Sonrasında direk soruya girdiler. Okul mimarisinin bana göre nasıl olması gerektiği hakkında düşüncelerimi sordular. Genel hatlarıyla açıkladıktan sonra detaylarıyla ilgili teknik sorular geldi. Bu aşama cevaplarıma göre karşılıklı konuşma şeklinde geçti. Sonra alanımla ilgili neleri eksik gördüğümü sordular. Toplam 15-20 dakika kadar sürdü sanıyorum. Korkacak ve çekinecek hiçbir şey yok. Rahat olmak en güzeli zaten ben heyecandan planladığım cevapları veremedim. Öncesinde girilen stres ve kafadaki senaryo jüri karşısında tamamen siliniyor. Alanınıza hakim ve gerçekten istekliyseniz üstesinden gelirsiniz.

Giderken ne giymeliyim konusuna gelecek olursam, erkekler genelde takım elbise kızlar da kumaş pantolon, gömlek, kazak üçlemesi yani klasik memur kıyafetleri diyebiliriz. Resmi giyinmeniz bence de daha uygun olur, bu sizin işi ne kadar ciddiye aldığınızı gösterir. Umuyorum yazdıklarım faydalı olmuştur. Herkese başarılar dilerim ve umarım hayallerimiz ve hedeflerimiz gerçekleşir.

Blogta yazımı paylaşan Çağrı'ya teşekkür ederim. :)